Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıfların Uyacakları Usul Ve Esaslarla İlgili Bildiriler

 

SAYI : B.02.1.VGM.0.12.00.02.174.01 / /1999

KONU : Bildiriler …………………………….. VAKFI BAŞKANLIĞINA

Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre kurulan vakıflar; iş ve işlemlerini, Türk Medeni Kanunu,Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzük, Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulu Bulunan Vakıfların Yurt İçinde Şube, Temsilcilik, İrtibat Bürosu Veya Benzeri Adlarla Birim Açması, Bunların Çalışması, Denetlenmesi Ve Kapatılmasıyla İlgili Yönetmelik, 06.08.1999 tarih ve 23778 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Tebliğ hükümleri ile iş ve işlemlerin mahiyetine göre halen yürürlükte bulunan diğer hükümlere göre yapmak zorundadırlar.

Bu bağlamda; 06.08.1999 tarih ve 23778 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Tebliğin 7 nci maddesinde de belirtildiği üzere, vakıflara ait vergi mükellefiyetlerinin yerine getirilmesinde tereddüt hasıl olan hususlarda defterdarlıklara veya Maliye Bakanlığı'na başvurulması ve ilgili Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara uyulması zorunludur.

Yukarıda zikredilen mevzuat hükümlerine göre düzenlenen ve uygulanmasında sorunlar ortaya çıkan konularla ilgili olarak, gerekli açıklamalara aşağıda yer verilmiştir.

1. YENİ VAKIF DOSYALARINDA BULUNMASI GEREKEN BİLGİ VE BELGELER

Türk Medeni Kanununa göre kurulmuş olan vakıfların, iş ve işlemlerinin verimli, hızlı, düzenli ve bir bütünlük içerisinde yapılmasını sağlamak amacıyla, bu vakıflara ait tüm bilgi ve belgelerin Bölge Müdürlüğünüz arşivinde de bulunması gerekmektedir.

Bu nedenle, bugüne kadar kurulmuş olan vakıfların kuruluş senedi ve mahkeme kararının bir sureti Bölge Müdürlüğünüzce ilgili vakıftan temin edilecektir.

Bundan böyle, anılan vakıfların vakıf senedi ve mahkeme kararının birer sureti Genel Müdürlüğümüzce Bölge Müdürlüğünüze gönderilecek, Bölge Müdürlüğünüzce her bir vakıf için; 1. Tescil, 2. Müteferrik, 3.Hesap, 4. Teftiş, 5. Şube, 6. Mal Beyanı dosyası açılacak, yapılacak yazışmaların birer sureti ilgili dosyasında muhafaza edilecektir.

2. MAL BEYANI

04.5.1990 gün, 20508 sayılı Resmi Gazete'de 3628 nolu Mal Bildiriminde Bulunulması Rüşvet Ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu yayınlanmış bulunmaktadır.

Söz konusu kanunun;

a)2/f maddesinde aynen “……………………….Vakıfların idare organlarında görev alanlar mal bildirimde bulunmak zorundadırlar.

b)Bildirimin zamanıyla ilgili 6. maddesinin (e) fıkrasında “ Yönetim ve Denetim Kurulu Üyelikleri ile Komisyon Üyeliklerine seçim ve atamalarda göreve başlama tarihini izleyen bir ay içinde, (f) fıkrasında “Görevin sona ermesi halinde, ayrılma tarihini izleyen bir ay içinde verilmesi zorunludur.”

c)Bildirimlerin konusuyla ilgili 5. maddesinde “Bu kanun kapsamına giren görevlilerin kendilerine, eşlerine ve velayetleri altındaki çocuklarına ait bulunan taşınmaz malları ile görevliye yapılan aylık net ödemenin, ödeme yapılmayan görevlilerin ise, 1. Derece Devlet Memurlarına yapılan aylık net ödemenin beş katından fazla tutarındaki her biri için ayrı ayrı olmak üzere, para, hisse senetleri ve tahviller ile altın, mücevher ve diğer taşınır malları, hakları, alacakları ve gelirleriyle bunların kaynaklarını, borçları ve sebepleri mal bildiriminin konusunu teşkil eder.”

d)Bildirimlerin yenilenmesi ile ilgili 7. maddesinde “Bu kanun kapsamındaki görevlere devam edenler, sonu (0) ve (5) ile biten yılların en geç Şubat ayı sonuna kadar bildirimlerini yenilerler, yeni bildirimler yetkili merci tarafından daha önceki bildirimlerle karşılaştırılırlar.”

e)Bildirimlerin verileceği mercilerle ilgili 8. maddesinin (r ) fıkrasında “ Vakıfların idare organlarında görev alanlar için Vakıflar Genel Müdürlüğü” bu maddenin son paragrafında “Görevleri sebebiyle birden fazla mal bildiriminde bulunması gerekenler asli görevlerinden dolayı bir tek mal bildiriminde bulunurlar.” denilmektedir.

Söz konusu kanunda yer alan bu hükümler gereğince, yeni vakıfların mevcut vakıf senedinde belirtilen vakıf organlarında görev alan şahıslara ait mal bildirimleri ile Mülhak vakıfların mütevellileri ve Cemaat ve Esnafa Mahsus vakıfların yönetim kurulunda görev alan şahıslara ait mal bildirimleri 1 ay içerisinde ilgili Vakıflar Bölge Müdürlüğü'ne gönderilecektir.

Görevleri sebebiyle birden fazla mal bildiriminde bulunması gerekenler asli görevlerinden dolayı tek bir mal bildiriminde bulunacaklarından, vakıf idare organlarında bu gibi idareciler görev almışlarsa bunlara ait mal bildirimlerinin ilgili Vakıflar Bölge Müdürlüğü'ne gönderilmesine gerek bulunmamaktadır.

3. MAL BEYANINDA BULUNACAK KİŞİLER

Bilindiği üzere, 4.5.1990 gün, 20508 sayılı Resmi Gazete' de yayımlanarak yürürlüğe giren 3628 sayılı Mal Bildirimde Bulunulması Rüşvet Ve Yolsuzlukla Mücadele Kanunu'nda Vakıf İdare Organında görev alanların idaremize mal beyanında bulunacakları hüküm altına alınmış olup, söz konusu kanun hükmü uyarınca vakıf idare organlarında görev alanlar Genel Müdürlüğümüze mal beyanında bulunmaktadırlar.

Ancak 17.5.1991 gün, 20874 sayılı Resmi Gazete' de yayınlanarak yürürlüğe giren 507 sayılı Esnaf Ve Küçük Sanatkarlar Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesi Hakkında Kanunu'nun EK. 12. maddesinde yer alan “3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet Ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun ikinci maddesinin (e) bendi hükmü bu kanuna göre kurulmuş ve kurulacak mesleki teşekküllerden dernek, birlik, federasyon, konfederasyon ve vakıfların personeli ile yönetim, denetim ve disiplin kurulu başkan ve üyeleri hakkında uygulanmaz ve daha önce alınmış bulunan bildirimleri ilgililerine iade olunur” hükmüne istinaden Vakıf İdare Organlarında görev alanların Genel Müdürlüğümüze mal beyanında bulunup bulunmayacakları hususunda tereddütlerin hasıl olduğu anlaşılmıştır.

507 sayılı Esnaf Ve Küçük Sanatkarlar Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesi Hakkında Kanunun Ek 12. maddesi sadece 507 sayılı Esnaf Ve Küçük Sanatkarlar Kanununa göre kurulmuş ve kurulacak mesleki teşekküllerden vakıfların personeli ile yönetim, denetim ve disiplin kurulu başkan ve üyelerini kapsamakta olup, diğer vakıfların yöneticilerini kapsamamaktadır.

Buna göre, 507 sayılı kanuna göre kurulan vakıflar dışında kalan yeni vakıfların idare organlarında görev alanlar ile Mülhak vakıfların mütevellileri ve Cemaat Ve Esnafa Mahsus vakıfların yönetim kurulunda görev alanlar İdaremize mal beyanında bulunacaklardır.

4. MAL BİLDİRİMİ VERME SÜRESİ

04.05.1990 gün, 20508 sayılı Resmi Gazete' de yayınlanarak yürürlüğe giren 3628 olu Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet Ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 7. maddesinde “Bu kanun kapsamındaki görevlere devam edenler sonu (0) ve (5) ile biten yılların en geç Şubat ayı sonuna kadar bildirimlerini yenilerler. Yeni bildirimler yetkili merci tarafından önceki bildirimler ile karşılaştırılırlar” hükmü mevcuttur.

Söz konusu kanunda yer alan bu hükme göre, Yeni Vakıfların mevcut vakıf senedinde belirtilen vakıf organlarında görev alan şahıslara ait mal bildirimleri ile Mülhak Vakıfların Mütevellileri ve Cemaat Ve Esnafa Mahsus Vakıfların Yönetim Kurulunda görev alan şahıslara ait mal bildirimleri yenilenerek, ilgili Vakıflar Bölge Müdürlüğüne gönderilecektir.

5. TEBLİĞLER

Türk Medeni Kanunu'na göre kurulan vakıfların, kuruluş ve faaliyetleriyle ilgili uyulması gereken usul ve esaslar; 21.9.1997 tarih, 23117, 21.1.1998 tarih, 23237 sayılı, 27.3.1998 tarih, 23299 sayılı Resmi Gazete'lerde yayınlanmıştır.

6. TEBLİĞ HÜKÜMLERİNE UYULMASI VE DOĞRUDAN YAZIŞMA YAPILMAMASI

Mülhak, Cemaat Ve Esnafa Mahsus Vakıflar ile Türk Medeni Kanununa tabi vakıfların, Vakıflar Genel Müdürlüğü ile doğrudan yazışma yaptıkları kayıtlarımızın incelenmesinden anlaşılmıştır.

Bundan böyle bütün vakıflar, Vakıflar Genel Müdürlüğü ile olan her türlü işlemlerinde önce bağlı bulundukları Vakıflar Bölge Müdürlüğü kanalı ile yazışma yapacak olup, vakıflar tarafından doğrudan Vakıflar Genel Müdürlüğü ile yapılacak yazışmalar işleme konulmayacaktır.

21 Ocak 1998 tarih ve 23237 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tebliğ'in 5. maddesinin 2. paragrafında belirtilen; "kamu kurum ve kuruluşları, meslek odaları, sendikalar, mahalli idareler ve üniversiteler mevzuatla kendilerine görev olarak verilen hizmetleri bünyelerinde kurulu vakıflara yaptıramazlar ve hizmetlerinden dolayı vakıflara mal ve para aktaramaz, ilansız ve ihalesiz gayrimenkul alım ve satım işlemi yapamazlar" hükümlerine bazı vakıfların uymadıkları tespit edilmiştir.

Buna göre; vakıfların gayrimenkul alım, satım, vb. taleplerinde; anılan tebliğ hükümlerine uymayan iş ve işlemler Genel Müdürlüğümüze intikal ettirilmeyecektir.

7. İDAREMİZDEN İZİN ALINMADAN İŞ VE İŞLEMLERİN YAPILMAMASI

Türk Medeni Kanununa göre kurulan vakıfların; gayrimenkul alım, satım, kat mülkiyeti esasına göre inşaat yaptırmaları, işlemleri için Genel Müdürlüğümüzden izin alınması gerekmektedir.

Ancak, bu güne kadar yapılan incelemelerde; bazı vakıfların yukarıda sayılan iş ve işlemlerinde Genel Müdürlüğümüzden izin almadan, alım-satım iş ve işlemleri gerçekleştirdikleri tespit edilmiştir.

Bundan böyle, söz konusu vakıfların bu tür talepleri tetkik edilerek, noksanlıkları tamamlattırılacak, izin alınmadan gerçekleştirilen iş ve işlemlere ait müracaatlar değerlendirmeye alınmayacağından, Genel Müdürlüğe gönderilmeyecektir.

8. YENİ VAKIFLARA AİT YURT PANSİYON VB. KURUMLAR

17.3.1989 gün, 20111 sayılı Resmi Gazete'de Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen "Öğrenci Yurtları İle Benzeri Kurumların Açılması, İşletilmesi Ve Denetlenmesi Hakkında Yönetmelik” yayınlanmış bulunmaktadır.

Söz konusu yönetmeliğin;

a. 1. maddesinde "Bu yönetmeliğin amacı, yurt, pansiyon ve benzeri kurumların açılması, devri, nakil ve kapatılması konularında tabi olacakları hususlar ile bunların idaresi, işletilmesi ve denetlenmesi esaslarını belirlemektir.”

b. 2. maddesinde "Bu yönetmelik, kamu kurum ve kuruluşları ile dernek, vakıf, gerçek ve özel hukuk hükmi şahıslarına ait yurt pansiyon ve benzeri kurumları kapsar."

c. 6. maddesinde "Vakıflara ait yurt, pansiyon ve benzeri kurumların;

aa) Açılma izninin verilmesi, devir, nakil ve kapatılması; Türk Medeni Kanunu ve bu kanuna dayanılarak çıkarılan tüzük ve yönetmeliklere,

Açılma izninin verilmesinde dikkate alınacak esaslar ile idaresi, işletilmesi ve denetlenmesi, bu yönetmelik hükümlerine tabidir." denilmektedir.

Vakıflara ait açılmış ve açılacak yurt, pansiyon ve benzeri kurumlar varsa söz konusu yönetmelik hükümlerine göre hareket edilmesi gerekmektedir.

9. YENİ VAKIFLAR BÜNYESİNDE LOKAL AÇILMASI

Türk Medeni Kanunu'na göre kurulu bulunan vakıflardan bazılarının lokal açtıkları İdaremizce bilinmektedir.

Ancak, vakıflara ait lokallerin açılma, yönetilme, yararlanma gibi hususlarda gerek 903 sayılı yasa ile değişik Medeni Kanunu'nun 73 ve müteakip maddelerinde, gerekse Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzük'te herhangi bir hüküm bulunmadığından, bu konularda tereddütlerin hasıl olduğu İdaremize ulaşan bilgilerden anlaşılmaktadır.

2559 sayılı Polis Vazife Ve Selahiyet Kanunu'nun 8/E maddesinde “Derneklere, sendikalara, icra ve kulüplere, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile benzeri kurum ve kuruluşlara ait yalnız üyelerinin yararlanması için açılan lokallerde iç yönetmeliğine aykırı faaliyet gösterenlerin kanunda belirtilen şartlarla polis tarafından kapatılacağı ve faaliyetlerinin men edileceği” belirtilmiştir.

Vakıflara ait lokaller söz konusu 2559 sayılı Kanunun 8/E maddesinde belirtilen “benzeri kurum ve kuruluşlara ait lokaller” arasında telakki edilecektir.

Bundan böyle, Türk Medeni Kanunu'na göre kurulu bulunan vakıflar, vakıf senetlerinde lokal açabileceklerine dair hüküm bulunması kaydıyla, mülki idare amirinin izni ile hazırlayacakları bir iç yönetmelikle lokal açabileceklerdir.

Ayrıca lokallerde sıhhi ve emniyet yönünde gerekli tedbirler alınacaktır.

10. VAKIFLARCA SATIN ALINAN MENKUL VEYA GAYRİMENKULLERİN SENETLERİNDE YER ALAN AMAÇLARINA GÖRE KULLANILMASI

Türk Medeni Kanununa göre kurulan vakıflar, kuruluş amaçlarını gerçekleştirmek üzere, senetlerinde belirtilen çerçevede faaliyette bulunabilirler. Ayrıca, geliri giderini karşılamayan veya kıymetine uygun gelir getirmeyen vakfın mallarını, daha yararlı her hangi bir mal veya para ile değiştirebilirler.

Ancak, bu iş ve işlemleri yerine getirirken vakıf idarecileri, vakıf senedinde yazılı şartlarla, yürürlükteki kanun ve nizamlara uymak ve genel olarak basiretli bir idareci gibi hareket etmek zorundadırlar.

Yapılan araştırmalarda ise, bazı vakıfların satın aldıkları taşınır veya taşınmaz mallarını, vakıf senedindeki şartlara ve vakfın gayesine aykırı bir şekilde (örneğin; hizmet binası olarak kullanılmak üzere satın alınan bir taşınmazın lokal, misafirhane vb. hizmetlerde; vakıf hizmetlerinde kullanılmak üzere satın alınan otoların da, vakıf idarecilerinin özel işlerinde) kullandıkları tespit edilmiştir.

Bu ve benzeri uygulamalar, vakfın gelirlerinin vakıf senedinde yazılı şartlara aykırı olarak sarf edilmesine ve vakıf mallarının gayeye uygun surette ve tarzda idare edilememesine sebep olmaktadır.

Bu nedenle, vakıflar tarafından satın alınan menkul ve gayrimenkuller, vakıf senetlerinde belirtilen amaçlar doğrultusunda kullanılacak, aksi takdirde yöneticiler hakkında yasal yollara başvurulacaktır.

11. EKSPERTİZ RAPORLARI

Türk Medeni Kanununa tabi vakıfların, gayrimenkul alım ve satım işlemleri ile ilgili olarak, Vakıflar Bölge Müdürlüklerince hazırlanan ve Genel Müdürlüğe intikal ettirilen ekspertiz raporlarında aşağıdaki hususlara uyulması gerekmektedir.

Vakıfların, gayrimenkul alım ve satım talepleri üzerine, bölge müdürlüklerince gerekli inceleme yapılacak, inceleme sırasında bu talebin vakfın kuruluş senedindeki amaç ve faaliyet konularına uygun olup olmadığı ve 21.9.1997, 21.1.1998 tarihli Resmi Gazetelerde yayımlanan Tebliğlerde yer alan hükümlere aykırılık teşkil edip etmediğine dikkat edilecektir. Uygun görülmesi halinde ekspertiz raporu hazırlanarak, diğer belgelerle birlikte Genel Müdürlüğe gönderilecek, aksi takdirde vakfın talebi Bölge Müdürlüğünüzce reddedilecektir.

12. HARCIRAH VE RAPOR BEDELİ

Türk Medeni Kanunu'na göre kurulu bulunan vakıfların gayrimenkulleri hakkında, bölge müdürlüklerince düzenlenen raporların ilgili vakıflardan talep edilmek suretiyle ücret mukabilinde düzenlenmesinin yürürlükteki mevzuat hükümleri dikkate alındığında mümkün olmadığı, vakıf senedine göre yönetimi bölge müdürlüklerine bırakılan yeni vakıflar ile yönetimi kendi idare heyetine ait olan yeni vakıfların hizmetleriyle ilgili taşınmaz mallar ile ilgili olarak göreve giden, bölge müdürlüğü personelinin görev yolluğunun bütçeden mi? yoksa vakıfların kendi hesabından mı? ödenmesi gerektiği konularında bilgi istenmiştir.

Bu konuda Genel Müdürlüğümüz Hukuk Müşavirliğinden görüş sorulmuş olup, Hukuk Müşavirliğinin 24.4.1989 gün, HUK:06-1982 sayılı yazısında; vakıf senedine göre yönetimi bölge müdürlüklerine bırakılan yeni vakıflar ile yönetimi kendi idare heyetine ait olan yeni vakıfların gayrimenkulleriyle ilgili işlemlerinin yürütülmesi için taşınmaz mahalline göreve giden bölge müdürlüğü personelinin bu hizmetlerin yürütülmesi amacıyla yapmış oldukları seyahatleri ile ilgili harcamalarının söz konusu vakıfların kendi hesabından ödenmesinin gerektiği mütalaa edilmiştir.

13. EKSPERTİZ RAPORLARINDA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

Türk Medeni Kanununa göre kurulan vakıflara ait gayrimenkul alım, satım, kat karşılığı veya yap-işlet-devret modeline göre inşaat yaptırılması vb. hususlarda, vakıflarca ilgili kuruluşlara yaptırılan ekspertiz raporlarının incelenmesinde; söz konusu raporların

istenilen bilgileri yansıtmadığı, basit bir şekilde hazırlattırıldığı, bunun da zaman ve iş kaybına, lüzumsuz yazışmalara yol açtığı görülmüştür.

Bu nedenle, anılan vakıflarca hazırlattırılacak ekspertiz raporlarında gayrimenkulün;

a) Sicil kayıtları itibariyle tapu kayıtları incelenerek, herhangi bir takyidatın olup olmadığı,

b) İmar durumu, imar çapı itibariyle nazım imar planında mı, yoksa tatbiki imar planında mı yer aldığı, nazım imar planında ise civarının fiilen ne durumda olduğu,

c) Şehir imar planı dışında ise mücavir sahada olup olmadığı, özel veya resmi parselasyon mu yapıldığı,

d) Arsa ise, ifrazının ve geriye kalan kısmın ipkasının mümkün olup olmadığı, inşaata elverişlilik derecesinin ne olduğu,

e) Mevkii, halihazır durumu, halen kirada olup olmadığı, getirdiği kira miktarı, vergi kıymeti,

f) Tapuda resmen yapılan alım ve satışlarla, haricen yapılan alım ve satışların tetkiki suretiyle tespit edilecek bedeli (Bedeller hem rakam, hem de yazı ile silinti ve kazıntı olmaksızın belirtilecektir.)

g) Taleple ilgili işlemin vakfa yarar sağlayıp sağlamayacağı, hususları herhangi bir tereddüte mahal bırakmayacak şekilde yer alacaktır.

Yukarıda belirtilen hususları kapsamayan ekspertiz raporları dikkate alınmayacaktır.

14. VAKIF BÜNYESİNDE BULUNAN İŞLETMELERİN MAL EDİNEMEMESİ

Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre kurulan vakıfların mal edinmesi; Türk Medeni Kanunun 80/A maddesi uyarınca Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün iznine tabi olduğu halde, bazı vakıfların bünyelerinde kurdukları işletmeler adına izinsiz olarak mal iktisabında bulundukları anlaşılmıştır.

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın bu konudaki 9.12.1998 gün, 10185 sayılı yazıları ekinde alınan görüş yazısında; "Vakıfların kurmuş oldukları iktisadi işletmelerin, ticari işletme niteliğinde oldukları ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi bulundukları, ancak tüzel kişiliğe haiz bulunmamaları nedeniyle vakıftan ayrı işletme adına mal iktisap edemeyecekleri sonuç ve kanaatine varılmıştır" denilmektedir.

Buna göre; vakıflar, bünyelerinde kurulu bulunan ticari işletmeler (Ticari Şirketler hariç) adına mal iktisap edemeyecekler, mal iktisabı vakıf adına, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nden izin alınmak suretiyle yapılabilecektir.

15. YETKİ BELGESİNİN İMZALANMASI

Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre kurulan vakıfların gayrimenkul alım, satım, kat karşılığı inşaat, yola terk, vakfa ait hisseli gayrimenkul ifrazı, yap-işlet-devret modeline göre inşaat yaptırılması, istimlak, üst, intifa, sükna hakkı tesisi vb. İşlemlere ait Vakıflar Meclisi kararını gerektiren konularda, Vakıflar Meclisi kararına istinaden Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzük'ün 36. Maddesi gereğince verilen yetki belgeleri, bölge müdürlüklerine devredilmiştir.

Söz konusu yetki belgeleri bizzat bölge müdürleri tarafından imzalanmak suretiyle düzenlenecektir.

16. YARDIM VE BAĞIŞ TOPLAMA

2860 sayılı Yardım Toplama Kanunu'nun 2. maddesinde;

“Bu Kanun, yardım toplamaya yetkili kişi ve kuruluşların, amaçlarına ve kamu yararına uygun olarak, yardım toplama faaliyetlerine ait esasları kapsar.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin kendi bünyesi içerisindeki yardım toplama faaliyetleri ile dernekler, sendikalar ve bunların üst kuruluşlarına, spor kulüplerine, mesleki kuruluşlara ve bağış kabulüne, yetkili vakıflara kendi statülerine göre üyeleri ve diğer kişiler tarafından yapılacak bağış ve yardımlarda bunların öz kaynaklarından sağlayacakları gelirler bu Kanunun kapsamı dışındadır.” denilmekte, Kanunun 6. maddesinde ise; Kişiler ve kuruluşlar; yetkili makamdan izin almadan yardım toplayamazlar. Ancak, kamu yararına çalışan dernek, kurum ve vakıflardan hangilerinin izin almadan yardım toplayabilecekleri, İçişleri Bakanlığı'nın önerisi üzerine Bakanlar Kurulu'nca belirlenip ilan edilir. İzin alınmadan girişilen yardım toplama faaliyetleri güvenlik kuvvetlerince derhal men edilir ve sorumlular hakkında kovuşturma yapılır.” hükmü yer almıştır. Buna göre izin vermeye yetkili makamlar ise, aynı Kanunun 7 nci maddesinde belirlenmiştir.

Yukarıda belirtilen kanun hükümlerine göre vakıf senedinde bağış alma yetkisi bulunan vakıfların üyeleri ve diğer kişiler tarafından kendiliğinden yapılacak bağış ve yardımlar Kanunun kapsamı dışında tutulmuştur.

Yardım toplama hususunda ise, kamu yararına çalışan vakıflardan (Bakanlar Kurulu'nca vergi muafiyeti tanınan vakıflar) hangilerinin izin almadan yardım toplayabilecekleri, İçişleri Bakanlığı'nın önerisi üzerine Bakanlar Kurulu'nca belirlenip ilan edilecektir.

Ancak, Bakanlar Kurulu'nca bugüne kadar herhangi bir belirleme ve ilan işlemi yapılmadığından, bütün vakıflar yardım toplamak için yetkili mercilerden izin almak zorundadırlar.

2860 sayılı Yardım Toplama Kanunu'nun 7. maddesine göre, yardım toplama faaliyeti birden fazla ili kapsıyorsa İçişleri Bakanlığı'ndan (Emniyet Genel Müdürlüğü), bir ilin birden fazla ilçesini kapsıyorsa, o ilin valisinden, bir ilçenin sınırları içerisinde ise, o ilçenin kaymakamından izin alınması gerekmektedir.

Senetlerinde yurtdışında yardım toplama konusunda hüküm bulunan vakıflar ise, Dışişleri Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığının olumlu görüşünü almak mecburiyetinde olup, alınan izin belgesinin bağış yapana ibrazı zorunludur.

17. YARDIM VE BAĞIŞ MAKBUZLARININ BASTIRILMASINDA İZLENECEK USUL

21.01.1998 ve 27.03.1998 tarihli Resmi Gazetelerde yayınlanarak yürürlüğe konulan tebliğlerde; Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre kurulan vakıfların kullanacakları bağış makbuzlarının Vakıflar Genel Müdürlüğü'nce bastırılıp dağıtılacağı hüküm altına alınmıştır.

Bu tebliğlere istinaden, Genel Müdürlüğümüzce bütçe imkanları dahilinde yeteri kadar bağış ve gider makbuzu bastırılmış olup, bölge müdürlüklerine gönderilmiştir. Teslim alınan makbuzlar tutulacak bir deftere seri numaraları belirtilerek kaydedilecek, vakıfların talebi halinde her cilt 350.000 TL bedelle vakıf yöneticilerine verilecektir.

Bağış makbuzlarının satışı İstanbul Vakıf Memba Suları İşletme Müdürlüğü (TAŞDELEN) Döner Sermaye İşletmesince Türkiye Vakıflar Bankasında açılacak ayrı bir hesapta tutulacaktır. Bu hesap numarası İstanbul Vakıflar Bölge Müdürlüğünce tüm teşkilatımıza faks ve yazı ile duyurulacaktır.

Makbuzların, vakıflara her verilişinde teslim-tesellüm formu doldurulacak ve bankadan alınacak dekontlarla birlikte bir defterde izlenecektir. (Bu iş için tutulacak defterin her sayfası Bölge Müdürlüğünce tasdik edilmiş olacak, teftiş sırasında gelen müfettişe ibraz edilecektir.)

Vakıfların makbuz hareketleri her üç ayda bir Genel Müdürlüğümüze rapor edilecektir.

1998 yılında vakıflarca alınmış kullanılmayan tüm eski bağış ve gider makbuzları bir tutanakla vakıf sorumlularınca imha edilecek, imha tutanağının bir nüshası bölge müdürlüklerine verilecektir.

Belirtilen hususlar, Bölge Müdürlüğünüz hizmet alanında bulunan tüm vakıflara duyurulacaktır.

18. YENİ VAKIFLARDA TOPLANTI VE TEMSİL YETKİSİ

Türk Medeni Kanununa göre kurulmuş olan vakıflarca, olağan veya olağanüstü mütevelliler, kurucular kurulu veya genel kurul gibi toplantılarının, vakıf merkezinin bulunduğu il dışında yapılıp yapılamayacağı hususundaki başvurular değerlendirilmiştir.

Söz konusu vakıfların bugüne kadar yapılan uygulamalarında, vakıf senedinde açıkça hüküm bulunmasa da bile, vakıfların yukarıda belirtilen toplantılarının vakıf merkezinin bulunduğu yerde yapıldığı anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, benzeri genel kurul toplantısı yapılan kuruluşlardan olan derneklerde; Dernekler Kanunu'nun 22 nci maddesinde; "Genel kurul toplantıları dernek merkezinin bulunduğu yerden başka bir yerde yapılamaz" hükmünün bulunduğu, şirketlerde; Türk Ticaret Kanunu'nun 371 inci maddesinde; "Esas mukavelede aksine hüküm bulunmadığı takdirde umumi heyet, şirket merkezinin bulunduğu yerde toplantıya davet edilir" hükmünün yer aldığı, kooperatiflerde ise; Kooperatifler Kanununa göre, genel kurul toplantılarının kooperatif merkezinin bulunduğu yerde yapılacağı hükme bağlanmıştır.

Bilindiği üzere; vakıflar ve dernekler Anayasa'nın 33 üncü maddesine tabidirler. Vakıf senedinde aksine bir hüküm bulunmadığı da dikkate alınarak, vakıflarca, yukarıda belirtilen toplantıların vakıf merkezinin bulunduğu mahalde yapılması gerekmektedir.

Diğer taraftan, Türk Medeni Kanununa göre kurulan vakıfların, senetlerinde aksine bir hüküm yoksa, bir kişi birden fazla kişiyi temsil edemez. Bundan böyle kurulacak vakıfların senetlerinde, temsil ile ilgili olarak bu hükme yer verilecektir.

19.VAKIFLARA AİT YAYINLAR

Türk Kültürü içinde, her yönüyle vakıf kültürünün önemi ve yerinin belirlenmesi, vakıflarla ilgili meselelerin araştırılıp açığa kavuşturulması, vakıfların ülke kültürüne, sanatına, ekonomisine ve sosyal yapısına olan katkılarının tespit edilmesi amacıyla Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesinde “Türk Vakıfları Araştırma Merkezi” kurulmuştur.

Söz konusu birimde toplanan bilgi ve belgeler, yerli ve yabancı ilim adamlarının hizmetine sunulacak, ülkeler arasında Türk vakıf kültürünün tanıtılmasında bu bilgi ve belgelerden faydalanılacaktır. Ayrıca, vakıfların geleceği ile ilgili projelerin hazırlanmasında da yararlanılacaktır.

Diğer taraftan, Türk Medeni Kanununa göre kurulan vakıfların çeşitli konularda kitap, dergi, resim, kaset vb. eserler yayınlayarak kamuoyunun hizmetine sundukları bilinmektedir. Bu eserlerin “Türk Vakıfları Araştırma Merkezi'nde” toplanmasında, burada muhafaza edilmesinde ve Vakıflar Genel Müdürlüğünce yayınlanmakta olan dergi ve kitaplarda yer almasında fayda görülmektedir.

Bu nedenle, vakıflarca şimdiye kadar yayınlanmış bulunan ve bundan sonra yayınlanacak olan kitap, dergi, faaliyet raporu vb. eserlerin her yıl sonunda “Türk Vakıfları Araştırma Merkezi, Atatürk Bulvarı, No: 44 Ulus / ANKARA” adresine gönderilmesi gerekmektedir.

20.TÜRK CUMHURİYETLERİNE GÖNDERİLEBİLECEK DOKÜMANLAR

Türk Medeni Kanununa göre kurulmuş olan vakıfların, Türk Cumhuriyetleri ve Türk Toplulukları ile ülkemiz arasındaki ikili ilişkilerin gerçekleştirilmesi ve bu ilişkilerin ileri bir düzeye çıkarılması amacıyla bu Cumhuriyetlere yönelik çalışmalar içerisinde bulundukları İdaremize intikal eden bilgilerden anlaşılmaktadır.

Dışişleri Bakanlığı bünyesinde bulunan Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı Ekonomik, Kültürel, Eğitim ve Teknik İşbirliği Başkanlığından alınan 25.01.1995 gün, 0530 sayılı yazıda, 480 sayılı KHK'de başta Türk Dilinin konuşulduğu Cumhuriyetler ve Türkiye'ye komşu ülkeler olmak üzere gelişme yolundaki ülkelerin kalkınmalarına yardımcı olmak, bu ülkelerle ekonomik, ticari, teknik, sosyal, kültürel ve eğitim alanlarındaki işbirliğini projeler ve programlar aracılığıyla geliştirmek, bu yoldan gelişme yolundaki ülkelere yapılacak yardımlarla ilgili işlemleri yürütmek ve bu kapsamda tüm kamu kurumları arasındaki koordinasyonu sağlamak, Dışişleri Bakanlığı'nın görev tanımlarında yer aldığı ve Türkiye ile Türk Cumhuriyetleri arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi için yürütülecek faaliyetlerde Dışişleri Bakanlığı Koordinatörlük görevi yapacağından, Türk Cumhuriyetlerine ilişkin şimdiye kadar yapılan faaliyetlere ait dokümanlar ile bundan sonra yapılacak faaliyetlerin 3'er aylık periyotlarla gönderilmesi istenmektedir.

Vakfınızca, Türk Cumhuriyetleri ve Türk Toplulukları ile ilgili olarak, şimdiye kadar yapılan faaliyetler var ise, bu faaliyetlere ilişkin dokümanların birer nüshasının Vakıflar Genel Müdürlüğüne, bir nüshasının da Dışişleri Bakanlığı Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı Ekonomik Kültürel Eğitim ve Teknik İşbirliği Başkanlığına, bundan sonra yapılacak faaliyetlere ilişkin dokümanlar da 3'er aylık periyotlarla yine aynı şekilde gönderilecektir.

21.BİLANÇO VE EKLERİNİN GÖNDERİLMESİ
Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre kurulan vakıfların, bu kanun hakkındaki Tüzüğün 22, 23/h, k ve 29 uncu maddeleri gereğince; 1998 yılına ait hesap özeti veya bilanço ve gelir-gider cetveli, (pulları eksiksiz yapıştırılmış olarak) bilanço ilanına ilişkin belge, 1998 yılı faaliyet raporu ile 1998 yılı yöneticilerinin ad ve adresleri, 1998 yılı içinde yurt içi ve yurt dışı vakıf şubeleriyle, 1998 yılında işbirliği yaptığı uluslararası kuruluşların ad ve adreslerinin gönderilmesi, 1998 yılında mal varlığındaki değişikliklerin bildirilmesi, aynı yıla ait %5 teftiş ve denetleme payının eksiksiz olarak ödenmesi gerekmektedir. %5 teftiş ve denetleme payının 31.3.1999 tarihine kadar ödenmesi gerekmekte olup, bu süre geçirildiği takdirde geciken süre için %50 temerrüt faizi alınacaktır.

İşletme hesabı esasına göre defter tutan vakıflar hesap özetini yılın ilk üç ayı içerisinde, bilanço esasına göre defter tutan vakıflar ise bilanço ile gelir-gider cetvelini yılın ilk altı ayı içerisinde bölge müdürlüklerine iki nüsha halinde göndereceklerdir.

Vakıflar, 6.8.1999 tarihli ve 23778 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Tebliğ ekinde yer alan formu eksiksiz doldurarak (Bilanço esasına göre defter tutan vakıflar formu bilgisayar ortamında hazırlayacaklardır), yukarıda zikredilen belgelerle birlikte aynı sürede bölge müdürlüklerine iki nüsha halinde göndereceklerdir.

Anılan tüzüğün değişik 22 nci maddesi gereğince, tahsil olunacak teftiş ve denetleme masraflarına katılma paylarının tavanı her yıl Devlet İstatistik Enstitüsü'nün belirlediği enflasyon oranına göre artırıldığından, Devlet İstatistik Enstitüsü'nce 1998 yılı için toptan eşya fiyatları genel indeksi için tespit edilen %71.8 oranı esas alınarak, 1998 yılı için vakıflardan alınacak payın üst sınırı vakıf merkezleri için 648.915.000 TL, bu vakıflara bağlı olarak faaliyet gösteren birimlerden alınacak payın üst sınırı ise 64.890.000 TL. dır.

Vakıflara bağlı olarak şube, temsilcilik, irtibat bürosu veya benzeri adlarla faaliyet gösteren birimlerin %5 teftiş ve denetleme payları, birimlerce hesaplanıp, vakıf genel merkezince bu paylar bağlı bulundukları Vakıflar Bölge Müdürlüğüne ödenecektir.

Damga Vergisi Kanunu gereğince, bilançolara 1.670.000 TL. gelir-gider cetvellerine ise 810.000 TL. lik damga pulu yapıştırılacaktır.

3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma Ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu'nun 9 uncu maddesi gereğince, İl ve İlçe Sosyal Yardımlaşma Ve Dayanışma Vakıfları damga vergisinden muaf olduklarından, bu vakıfların bilanço ve gelir-gider cetvellerine damga pulu yapıştırmalarına gerek yoktur.

22. SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA VAKIFLARINDA GÖREV ALACAKLAR

3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma Ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu'nda değişiklik yapılması hakkındaki 3582 sayılı Kanunun 1. Maddesinde, 3294 sayılı Kanunun 2. maddesinde yer alan (2022 sayılı kanuna göre aylık olan kişiler dahil) hükmünün madde metninden çıkarıldığı,

3. maddesinde,3294 sayılı Kanunun 7. maddesinin ikinci fıkrasının “mülki idare amirleri vakfın tabii başkanı olup, İllerde, Belediye Başkanı, Emniyet Müdürü, Defterdar, İl Milli Eğitim Müdürü, İl Sağlık Müdürü, İl Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Müdürü ve Müftü; İlçelerde, Belediye Başkanı, İlçe Emniyet Üst Görevlisi, Mal Müdürü, İlçe Milli Eğitim Müdürü, Sağlık Bakanlığının İlçe Üst Görevlisi ve Müftü vakfın mütevelli heyetidir.” şeklinde değiştirilmiştir.

Vakıf senedinin 3 ve 9. maddelerinin, yapılan bu değişikliğe göre değiştirilmesi için değişikliklere dair noterde res'en senet düzenlenerek, yetkili Asliye Hukuk Mahkemesine müracaat edilecektir.

23. SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA VAKIFLARI YÖNETİCİLERİ

3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma Ve Dayanışmayı Teşvik Kanununda değişiklik yapan 3582 sayılı Kanun, 4.7.1989 gün, 20215 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanmış bulunmaktadır.

Söz konusu kanunun (3582 sayılı Kanun);

a) 1. maddesinde “Bu kanunun amacı fakru zaruret içinde ve muhtaç durumda bulunan vatandaşlar ile gerektiğinde her ne suretle olursa olsun Türkiye'ye kabul edilmiş veya gelmiş olan kişilere yardım etmek, sosyal adaleti pekiştirici tedbirler alarak gelir dağılımını adilane bir şekilde tevzi edilmesini sağlamak, sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı teşvik etmektir.”

b) 2.maddesinde “29.5.1986 tarih ve 3294 sayılı Kanunun 2.maddesinde yer alan (2022 sayılı Kanuna göre aylık alan kişiler dahil) hükmü madde metninden çıkarılmıştır.

c) 3. maddesinde “29.5.1986 tarih ve 3294 sayılı Kanunun 7.maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Mülki İdare Amirleri vakfın tabii başkanı olup, İllerde; Belediye Başkanı, Emniyet Müdürü, Defterdar,İl Milli Eğitim Müdürü, İl Sağlık Müdürü, İl Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Müdürü ve Müftü; İlçelerde, Belediye Başkanı, İlçe Emniyet Üst Görevlisi, Malmüdürü, İlçe Milli Eğitim Müdürü, Sağlık Bakanlığı'nın İlçe üst görevlisi ve Müftü vakfın mütevelli heyetidir.”

d) 4. maddesinde “29.5.1986 tarihli ve 3294 sayılı Kanunun 8.maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

Birinci fıkranın (b) bendinde belirtilen payların bütçe yılı içinde ödenmemesi halinde, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarının tahsil edilmemiş alacak miktarı mahalli idarelere İller Bankası'nca ödenecek paylardan, mahalli idarelerin mahalli ve müşterek ihtiyaçlarının giderilmesi amacıyla yaptıkları hizmetlerden elde ettikleri gelirler hariç olmak üzere, her türlü ticari ve iktisadi teşebbüsleri sonucu temin ettikleri gelirlerden vakfın yazılı müracaatı üzerine ödemeyi yapacak kuruluşlarca res'en kesilerek, doğrudan ilgili vakıflara gönderilir.”

e) 5. maddesinde “29.5.1986 tarihli ve 3294 sayılı Kanuna aşağıdaki madde eklenmiştir.

Tahsil şekli ve Müeyyide

Ek Madde 1- 4.maddenin (a),(c),(d),(e),(f),(g) bendlerinde sayılan fon gelirleri ile 8.maddede yazılı vakıf gelirleri kamu alacağı mahiyetinde olup, bu Kanunda yazılı süre içinde ödenmeyen gerek 4.maddenin (a),(c),(d),(e),(f) ve (g) bendlerindeki fon gelirlerinin, gerekse 8.maddenin (b) bendinde yazılı vakıf gelirlerinin tahsili için Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu Kurul Başkanlığı'nca veya ilgili vakıflarca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun Hükümlerine göre işlem yapılır. Ayrıca, sorumlular hakkında bu kanun ve ilgili diğer kanunlar uyarınca takibata geçilir."”denilmektedir.

3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma Ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu'nda yapılan bu değişikliğe göre İl ve İlçe Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarının vakıf senedinin 3 ve 9. maddelerinin değiştirilmesi için, değişikliklere dair noterde res'en senet düzenlenerek yetkili Asliye Hukuk Mahkemesine müracaat edilmesi istenmiştir.

İlgide kayıtlı genelgemizde ve yukarıda da belirtildiği üzere, 3294 sayılı Kanunun 7.maddesinin 2.fıkrası değiştirilmiş olup, son fıkrasında yer alan “Her faaliyet dönemi için İl ve İlçelerde hayırsever vatandaşlar arasında Valinin seçeceği üçer kişi mütevelli heyetinde görev alırlar” hükmünde herhangi bir değişiklik yapılmamıştır.

Ancak, vakıf senedinde yapılan değişikliklerle ilgili olarak Genel Müdürlüğümüze gönderilen senetlerin incelenmesinde; vakıf senetlerinin 9.maddesinde yer alması gereken “Her faaliyet dönemi için İl ve İlçelerde hayırsever vatandaşlar arasından Valinin seçeceği üçer kişi mütevelli heyetinde görev alırlar” hükmünün de vakıf senedinden çıkarıldığı anlaşılmıştır.

Bu itibarla, İl ve İlçe Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarının vakıf senedinin 9.maddesinde yapılacak değişiklik,

Mütevelli Heyeti:

a. İller için,

Belediye Başkanı, Emniyet Müdürü, Defterdar, İl Milli Eğitim Müdürü, İl Sağlık Müdürü, İl Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Müdürü ve Müftü ile her faaliyet dönemi için hayırsever vatandaşlar arasından Vali tarafından seçilen 3 kişi vakfın mütevelli heyetini teşkil eder.

b. İlçeler için,

Belediye Başkanı, İlçe Emniyet Üst Görevlisi, Malmüdürü, İlçe Milli Eğitim Müdürü, Sağlık Bakanlığının İlçe üst görevlisi ve Müftü ile her faaliyet dönemi için hayırsever vatandaşlar arasından o ilçenin bağlı olduğu İl Valisi tarafından seçilen 3 kişi vakfın mütevelli heyetini teşkil eder.” şeklinde yapılacaktır.

24. SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA VAKIFLARIYLA İLGİLİ YÖNETMELİK

05.04.1995 gün, 22249 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Sosyal Yardımlaşma Ve Dayanışmayı Teşvik Fonu Yönetmeliğinin Bir Maddesinde Değişiklik Yapılması Ve Bir Madde Eklenmesine İlişkin Yönetmelik'in bir örneği (Resmi Gazete) ilişikte gönderilmiştir.

Yönetmelikler

Başbakanlıktan:

Sosyal Yardımlaşma Ve Dayanışmayı Teşvik Fonu Yönetmeliğinin Bir Maddesinde Değişiklik Yapılması Ve Bir Madde Eklenmesine İlişkin Yönetmelik

Madde 1 – Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu Yönetmeliğinin 5 inci maddesi (g) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Vergi dairelerine yatırılan akaryakıt tüketim vergisi hasılatının % 0.02'si”

Madde 2 – Aynı Yönetmeliğe aşağıdaki madde eklenmiştir.

Ek Madde 1 – 3294 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (a), (c), (d), (e), (f), (g) bentlerinde sayılan Fon gelirleri ile 8 inci maddede yazılı Vakıf gelirleri Kamu alacağı mahiyetinde olup, bu Kanunda yazılı süre içinde ödenmeyen gerek 4 üncü maddenin (a), (c), (d), (f) ve (g) bentlerindeki Fon gelirinin gerekse 8 inci maddenin (b) bendinde yazılı Vakıf gelirlerinin tahsili için Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu Kurulu Başkanlığınca veya ilgili Vakıflarca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun Hükümlerine göre işlem yapılır. Ayrıca sorumlular hakkında bu Kanun ve ilgili diğer Kanunlar uyarınca takibata geçilir.

Madde 3 – Bu yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Madde 4 – Bu yönetmelik hükümlerini Başbakanlık yürütür.

25. SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA VAKIFLARININ DEFTER TUTMA SİSTEMİ

Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları, İtalyan veya Amerikan usulü defter tutmada serbest bırakılmışlardır. Ayrıca muhasebe hesap planına uymak zorundadırlar.

26. KARAR DEFTERİ YAZMA USULÜ

Türk Medeni Kanununa göre kurulu bulunan vakıfların mütevelli heyeti, yönetim kurulu vb. gibi sevk ve idari organlarınca alınan kararların karar defterine okunaklı bir şekilde dolmakalemle el yazısı ile yazılması gerekir.

Ancak, muhtelif vakıflardan alınan yazılarda, karar defterinin bu şekilde tutulmasında zorluklarla karşılaşıldığı anlaşılmıştır.

Bu zorlukların giderilmesi bakımından kararlar, noterden tasdikli defterlere ya mürekkepli kalem ve el yazısı ile yazılacak, ya da bilgisayarla tutulan muhasebe defterinde olduğu gibi sayfa numaraları verilerek, karar defteri olarak kullanılmak üzere notere tasdiki yaptırılmış kağıtlara daktiloda yazıldıktan sonra yıllık olarak ciltlettirilecektir.

27. VAKIFLARIN KASALARINDA BULUNDURACAKLARI NAKİT MİKTARI

Türk Medeni Kanunu ve ilgili Tüzük hükümlerine göre: Vakıf idarecileri; vakıf senedinde yazılı şartlarla, yürürlükteki mevzuata uymak ve genel olarak basiretli bir idareci gibi hareket etmek zorundadırlar.

Buna göre;

1. Vakıf merkezlerince haftalık veya aylık gerçek ihtiyaçlar dikkate alınarak, kasada belli bir miktar nakit bırakılıp, (Her yıl belirlenen brüt asgari ücretin en fazla iki katı kadar) ihtiyaç dışı nakitler ilgili bankada değerlendirilecek, ayrıca bu konuda ilgili vakıf tarafından iş avansı talimatı düzenlenerek yürürlüğe konulacaktır.
2. Ayni ve nakdi bağış kabullerinin kesin olarak belgelendirilmek suretiyle muhasebeleştirilmesi sağlanacaktır.
3. Bazı vakıfların halen eski makbuzları kullandığı müşahede edildiğinden, yapılacak denetimlerde eski makbuzları kullandığı tespit edilen vakıflar (Kanunla kurulmuş vakıflar hariç) hakkında gerekli kanuni işlemler yapılacağından, bu konuda yayınlanmış tebliğ vb. mevzuata uyulacaktır.

28. HESAP PLANI

Maliye Bakanlığı'nca 28.12.1992 gün, 21447 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 1 nolu ve 16.12.1993 gün, 21970 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 2 nolu tebliğinde bu düzenleme; bilanço usulünde defter tutan gerçek ve tüzel kişilere ait teşebbüs ve işletmelerin faaliyet ve sonuçlarının sağlıklı ve güvenli bir biçimde muhasebeleştirilmesi, mali tablolar aracılığı ile ilgililere sunulan bilgilerin tutarlılık ve mukayese edilebirlik niteliklerini koruyarak, gerçek durumu yansıtmasının sağlanması ve işletmelerde denetimin kolaylaştırılması amaçlanmıştır.

Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzüğün değişik 29. maddesinde vakıfların Vakıflar Genel Müdürlüğü'nce gönderilecek hesap planına uyacakları belirtilmiştir.

Vakıflar Genel Müdürlüğü'nce, Maliye Bakanlığı'nın (Maliye Bakanlığı'nın 18.11.1994 gün, B.07.0.GEL.0.77/7884-145-76659 sayılı yazısı) uygun görüşü de alınarak, vakıflardaki mali işlemlerin belli kavram ve ilkeler çerçevesinde muhasebeleştirilmesini sağlamak ve sonuçta ilgililere tutarlı ve karşılaştırılabilir mali tablolar sunulmasını temin etmek ve böylece denetim faaliyetlerini kolaylaştırmak amacıyla “Vakıflar Tek Düzen Hesap Planı” hazırlanmış olup, hesap isimleri ile bilanço ve gelir-gider tabloları ilişikte gönderilmiştir.

Türk Medeni Kanununa göre kurulan bütün vakıflar (işletmeler hariç) 1.1.1995 tarihinden itibaren ilişikte gönderilen Muhasebe Hesap Planına uyacaklardır. Gönderilen hesap planına vakıflar, vakıf amacı ve ihtiyacı doğrultusunda gerekli hesapları kullanarak muhasebe kayıtlarını yapacaklardır. Hesapların tamamının kullanılma zorunluluğu yoktur. Maliyet hesabı kullanma zorunda olan vakıflar hesap planı sonundaki 7/B seçeneğine göre kayıtlarını yapacaklardır.

Yeni kurulan vakıflar ile (vergi muafiyeti olanlar hariç) Vakıflar Genel Müdürlüğünce işletme hesabı esasına göre defter tutmalarına izin verilen vakıflar bu hesap planına uyup uymamakta serbest bulunmaktadırlar.

Hesap planının genel çerçevesini hesapların ve mali tabloların açıklanmasına ilişkin kılavuz kitapçık ayrıca Vakıflar Bölge Müdürlüklerinden temin edilebilir.

Söz konusu hesap planına uyulması zorunlu olup, aksi davranışta olan vakıf yöneticileri hakkında 903 Sayılı Kanun ve uygulamasını gösterir Tüzük hükümleri uygulanacaktır.

VAKIFLAR TEK DÜZEN PLANI VE AÇIKLAMALARI

SUNUŞ

İnsanların ihtiyaçlarını karşılayacak mal ve/veya hizmet üretmek amacıyla iktisadi faaliyette bulunan işletmeler amaçlarına göre, kar amacı güden ve kar amacı gütmeyen işletmeler biçiminde ikiye ayrılmaktadır. Şüphesiz, kar amacı güden ve gütmeyen işletmeler arasında kesin bir çizgi çizmek zordur. Ancak, yine de bazı tanımlar yapılarak, kar amacı gütmeyen işletmeleri, ötekilerden ayırt etmek yararlı olmaktadır.

En geniş anlamında kar amacı gütmeyen bir işletme, “sosyal olarak arzulanan hizmetleri kar elde etme niyeti olmaksızın sağlayan ekonomik bir varlık” olarak tanımlanmaktadır.

Kar amacı gütmeyen işletmeler konusunda çalışan AICPA Muhasebe Standartları Alt Komitesi kar amacı gütmeyen işletmeleri tanımlamamakla birlikte, 1 Nisan 1978 tarihinde yayınladığı açıklama taslağında, bu gruba dahil edilmesi düşünülen işletmelerin bir listesini vermiştir. Bu listede dernekler, sosyal kulüpler, meslek kuruluşları, vakıflar, sendikalar, müzeler, çocuk bakımevleri, siyasi partiler, kamu yayın istasyonları, araştırma kuruluşları, dini örgütler, üniversiteler, huzur evleri yer almaktadır. Sayıları kar amacı gütmeyen örgütler ile kar amacı güden örgütler arasında temel farklılık gayeleridir. Kar amacı güden işletmelerde temel amaç hizmettir.

İşte kar amacı güden ve gütmeyen işletmeler arasındaki bu amaç, gaye farklılığı muhasebe uygulamalarına da yansımaktadır.

Batı ülkelerinde kar amacı gütmeyen bazı işletmeler için muhasebe ilkeleri yayınlanmıştır. Özellikle ABD'de üçüncü sektör olarak tanımlanan, kar amacı gütmeyen işletmeler için, temel muhasebe ilke ve prensiplerinin geliştirilmesi yönünde çok yönlü çalışmalar yürütülmektedir.

Ülkemizde de 1980 sonrası dönemde uygulanmakta olan ekonomik, sosyal ve mali politikalara ve teşviklere bağlı olarak vakıflar gibi kar amacı gütmeyen kuruluşların sayıları ve boyutları yıldan yıla hızlı bir şekilde gelişmektedir.

Vakıf sektöründeki gelişmeleri izlemek ve yönlendirmek ancak sağlıklı mali bilgiler elde etmekle mümkündür. Bu bilgileri sağlayan sistem ise, muhasebedir.

Vakıflardaki mali işlemlerin belli kavram ve ilkeler çerçevesinde muhasebeleştirilmesini sağlamak ve sonuçta ilgililere tutarlı ve karşılaştırılabilir mali tablolar sunulmasını temin etmek ve böylece denetim faaliyetlerini kolaylaştırmak amacıyla “Vakıflar Tek Düzen Hesap Planı” hazırlanmıştır.

Vakıflar Tek Düzen Hesap Planı, 903 sayılı yasa ile kurulan vakıflar ile 506 Sayılı SSK Yasasının geçici 20.maddesi çerçevesinde faaliyet gösteren Banka ve Sigorta Şirketlerince kurulan emekli ve yardım vakıflarını kapsamaktadır. Çalışmada adı geçen kuruluşların faaliyetleri ve ihtiyaçları göz önünde bulundurulmuştur. Hesap planı hazırlanırken, uygulamada paralellik sağlamak amacıyla T.C. Maliye Bakanlığı'nca düzenlenen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği de esas alınmıştır.

Çalışmada vakıf senedinde yazılı olan amaçlardan, vakfın faaliyet konusu ve amaca yönelik faaliyetler olarak bahsedilmiştir.

Vakıflar tek düzen hesap planı çalışması üç ana bölümden oluşmaktadır.

Birinci bölümde, muhasebe temel kavramları açıklanmıştır. Kar amacı güden ticari işletmeler için geliştirilen muhasebe temel kavram ve ilkeleri vakıflar için de benimsenmiştir.

İkinci bölümde, mali tablolar başlığı altında bilanço ve Gelir-Gider Tablosu ilkeleri açıklanmıştır.

Üçüncü ve son bölümde, vakıflar için tek düzen genel hesap planı geliştirilmiştir. Planda yer alan hesaplar tek tek ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

I- MUHASEBE TEMEL KAVRAMLARI

Muhasebe temel kavramları, evrensel kavramlar olup muhasebe ilke ve kurallarına dayandığı zemini oluşturur. Temel kavramlar ilke ve kurallarla beraber, muhasebe uygulamalarına yön veren disiplinin esası olup, muhasebe bilgileri bu esasa göre üretilir.

Muhasebe temel kavramları şunlardır:

1. Sosyal Sorumluluk Kavramı

2. Kişilik Kavramı

3. Süreklilik Kavramı

4. Dönemsellik Kavramı

5. Parayla Ölçme Kavramı

6. Maliyet Esası Kavramı

7. Tarafsızlık ve Belgelendirme Kavramı

8. Tutarlılık Kavramı

9. Tam Açıklama Kavramı

10. İhtiyatlılık Kavramı

11. Önemlilik Kavramı

12. Özün Önceliği Kavramı

1. SOSYAL SORUMLULUK KAVRAMI

Bu kavram, muhasebenin işlevini yerine getirme hususundaki sorumluluğunu belirtmede ve muhasebenin kapsamını, anlamını, yerini ve amacını göstermektedir.

Sosyal sorumluluk kavramı, muhasebenin organizasyonunda, muhasebe uygulamalarının yürütülmesinde ve mali tabloların düzenlenmesi ve sunulmasında, belli kişi ya da grupların değil, tüm toplumun çıkarlarının gözetilmesi ve dolayısıyla bilgi üretiminde gerçeğe uygun, tarafsız ve dürüst davranılması gereğini ifade eder.

2. KİŞİLİK KAVRAMI

Bu kavram, vakıf kurucularından, mütevellilerinden, yöneticilerinden, personelinden ve diğer ilgililerden ayrı bir kişiliğe sahip olduğunu ve o vakfın muhasebe işlemlerinin sadece bu kişilik adına yürütülmesi gerektiğini öngörür.

3. SÜREKLİLİK KAVRAMI

Bu kavram, vakıf faaliyetlerini bir süreye bağlı olmaksızın sürdüreceğini ifade eder. Bu nedenle, vakıf kurucularının, mütevellilerin ya da varislerinin yaşam süreleriyle bağlı değildir. Süreklilik kavramı, maliyet esasının temelini oluşturur.

Bu kavramın, vakıf açısından geçerliliğinin bulunmadığı ya da ortadan kalktığı durumlarda, bu husus mali tabloların dipnotlarında açıklanır.

4. DÖNEMSELLİK KAVRAMI

Dönemsellik kavramı, vakıfların süreklilik kavramı uyarınca sınırsız kabul edilen ömrünün, belli dönemlere bölünmesi ve her dönemin faaliyet sonuçlarının diğer dönemlerden bağımsız olarak saptanmasıdır. Gelir ve Giderlerin tahakkuk esasına göre muhasebeleştirilmesi, hasılat, gelirlerin aynı döneme ait maliyet gider ve zararların karşılaştırılması bu kavramın gereğidir.

Bu kavramın, vakıf açısından geçerliliğinin bulunmadığı ya da ortadan kalktığı durumlarda ise, bu husus mali tabloların dipnotlarında açıklanır.

5. PARAYLA ÖLÇME KAVRAMI

Parayla ölçme kavramı, parayla ölçülebilen iktisadi olay ve işlemlerin muhasebeye ortak bir ölçü olarak para birimiyle yansıtılmasını ifade eder.

Muhasebe işlemleri ulusal para birimine göre yapılır.

6. MALİYET ESASI KAVRAMI

Maliyet esası kavramı, para mevcudu, alacaklar ve maliyetinin belirlenmesi mümkün ya da uygun olmayan diğer kalemler hariç, vakıf tarafından edinilen varlık ve hizmetlerin muhasebeleştirilmesinde, bunların elde edilme maliyetlerinin esas alınması gereğini ifade eder.

7. TARAFSIZLIK VE BELGELENDİRME KAVRAMI

Bu kavram, muhasebe kayıtlarının gerçek durumu yansıtan ve usulüne uygun olarak düzenlenmiş, objektif belgelere dayandırılması ve muhasebe kayıtlarına esas alınacak yöntemlerin seçilmesinde tarafsız ve ön yargısız davranılması gereğini ifade eder.

8. TUTARLILIK KAVRAMI

Tutarlılık kavramı, muhasebe uygulamaları için seçilen muhasebe politikalarının, birbirini izleyen dönemlerde değiştirilmeden uygulanması gerçeğini ifade eder. Vakıfların mali durumunun, faaliyet sonuçlarının ve bunlara ilişkin yorumların karşılaştırılabilir olması, bu kavramın amacını oluşturur. Tutarlılık kavramı, benzer olay ve işlemlerde, kayıt düzenleri ile değerleme ölçülerinin değişmezliğini ve mali tablolarda biçim ve içerik yönünden tek düzeni öngörür. Geçerli nedenlerin bulunduğu durumlarda vakıflar, uyguladıkları muhasebe politikalarını değiştirebilirler. Ancak, bu değişikliklerin ve bunların parasal etkilerinin mali tabloların dipnotlarında açıklanması zorunludur.

9. TAM AÇIKLAMA KAVRAMI

Tam açıklama kavramı, mali tabloların bu tablolardan yararlanacak kişi ve kuruluşların doğru karar vermelerine yardımcı olacak ölçüde yeterli, açık ve anlaşılır olmasını ifade eder.

Mali tablolarda finansal bilgilerin tam olarak açıklanması yanında, mali tabloların kalemleri kapsamında yer almayan ancak alınacak kararları etkileyebilecek, gerçekleşmesi muhtemel olaylara da yer verilmesi bu kavramın gereğidir.

10. İHTİYATLILIK KAVRAMI

Bu kavramın, muhasebe olaylarında temkinli davranılması ve işletmenin karşılaşabileceği risklerin göz önüne alınması gereğini ifade eder. Bu kavramın sonucu olarak, vakıflar muhtemel giderleri ve zararları için karşılık ayırırlar, muhtemel gelirleri için ise, gerçekleşme dönemlerine kadar herhangi bir muhasebe işlemi yapmazlar . Ancak bu kavram gizli yedekler ye da gereğinden fazla karşılık ayrılmasına gerekçe oluşturmaz.

11. ÖNEMLİLİK KAVRAMI

Önemlilik kavramı, bir hesap kalemi ya da mali bir olayın nisbi ağırlık ve değerinin, mali tablolara dayanılarak yapılacak değerlemeleri ya da alınacak kararları etkileyebilecek düzeyde olmasını ifade eder.

Önemli hesap kalemleri, finansal olaylar ve diğer hususların mali tablolarda yer alması zorunludur.

12. ÖZÜN ÖNCELİĞİ KAVRAMI

Özün önceliği kavramı, mali işlemlerin muhasebeye yansıtılmasında ve onlara ilişkin değerlendirmelerin yapılmasında biçimlerden çok, özlerinin esas alınması gereğini ifade eder.

Genel olarak işlemlerin biçimleri ile özleri paralel olmakla birlikte, bazı durumlarda farklılıklar ortaya çıkabilir. Bu takdirde, özün biçimine önceliği esastır.

II- MALİ TABLOLAR İLKELERİ

Mali tablolar ilkeleri, temel mali tabloların düzenlenmesinde vakıflar tarafından uygulanacak kuralları ifade eder.

Temel mali tablolar şu tabloları içerir:

Bilanço

Gelir-Gider Tablosu

Adı geçen temel mali tablolar düzenlenirken uygulanacak ilkeler, muhasebe temel kavramlarına dayanır. Temel kavramlarla birlikte bir bütün ifade eder.

Mali tablolar ilkeleri bilanço ilkeleri ve Gelir-Gider ilkeleri biçiminde iki ana grupta toplanmaktadır.

1. BİLANÇO İLKELERİ
Bilanço ilkelerinin amacı, mal varlığı koyan kurucular ya da mütevelliler, şartlı bağışta

bulunan kişi ve kuruluşlar ile alacaklıların vakfa sağladıkları kaynaklar ve bunlarla elde edilen

varlıkların muhasebe kayıt, hesap ve tablolarının anlamlı bir şekilde tespit edilmesi ve gösterilmesi yoluyla belli bir tarihte vakfın mali durumunu açıklıkla ve ilgililer için gerçeğe uygun olarak yansıtılmasıdır.

Bilanço ilkeleri; varlıklar, yabancı kaynaklar ve özkaynaklar itibarıyla üç grupta toplanmaktadır.

A) Varlıklara İlişkin İlkeler

aa. Vakfın bir yıl ya da normal faaliyet dönemi içinde paraya dönüştürülebilecek varlıkları, bilançoda Dönem Varlıklar Grubu içinde gösterilir.

ab. Vakfın bir yıl ya da normal faaliyet dönemi içinde paraya dönüşemeyen hizmetlerinden bir hesap döneminden daha uzun süre yararlanılan uzun vadeli varlıkları, bilançoda Duran Varlıklar grubu içinde gösterilir. Dönem sonu bilanço gününde bu grupta yer alan hesaplardan vadeleri bir yılın altında kalanlar döner varlıklar grubunda ilgili hesaplara aktarılır.

ac. Bilanço varlıkları, bilanço tarihindeki gerçeğe uygun değerleriyle gösterebilmek için, varlıklardaki değer düşüklüklerini göstererek karşılıkların ayrılması zorunludur.

Döner varlıklar grubu içinde yer alan menkul kıymetler, alacaklar, stoklar ve diğer döner varlıklar içindeki ilgili kalemler için, yapılacak değerleme sonucu, gerekli durumlarda uygun karşılıklar ayrılır.

Bu ilke, duran varlıklar grubunda yer alan alacaklar, bağlı menkul Kıymetler, iştirakler ve diğer duran varlıklardaki ilgili kalemler için de geçerlidir.

ad. Gelecek dönemlere ait olarak önceden ödenen giderler ile cari dönemde tahakkuk eden ancak gelecek dönemlerde tahsil edilecek olan gelirler, kayıt ve tespit edilmeli ve bilançoda ayrıca gösterilmelidir.

ae. Bilançoda duran varlıklar grubunda yer alan maddi duran varlıklar ile maddi olmayan duran varlıkların maliyetin çeşitli dönem maliyetlerine yüklemek amacıyla, her dönem ayrılan amortismanların birikmiş tutarları ayrıca bilançoda gösterilmelidir.

af. Duran varlıklar grubu içinde yer alan özel tükenmeye tabi varlıkların maliyetini çeşitli dönem maliyetlerine yüklemek amacıyla, her dönem ayrılan tükenme paylarının birikmiş tutarları ayrıca bilançoda gösterilmelidir.

ag. Bilançonun dönen ve duran varlıklar grubunda yer alan alacaklar menkul kıymetler, bağlı menkul kıymetler ve diğer ilgili hesaplardan ve yükümlülüklerden vakfın sermaye ve yönetim bakımından ilişkili bulunduğu iktisadi işletmelere, iştiraklere, personele, kuruculara ve mütevellilere ait olan tutarlarının ayrı gösterilmesi temel ilkedir.

ah. Tutarları kesinlikle saptanamayan alacaklar için herhangi bir tahakkuk işlemi yapılmaz. Bu tür alacaklar dipnot ya da eklerinde gösterilir.

aı. Verilen rehin, ipotek ve bilanço kapsamında yer almayan diğer teminatların özellikleri ve kapsamları bilanço dipnot ya da eklerinde açıkça belirtilmelidir.

Bu ilke, alınan rehin, ipotek ve bilanço kapsamında yer almayan diğer teminat içinde geçerlidir.

- Ayrıca, vakfın varlıkları ile ilgili toplam sigorta tutarlarının, bilanço dip not' ya da eklerinde açıkça gösterilmesi gerekmektedir.

ai. Vasiyetçilerin çeşitli kişi ve kuruluşların yaptıkları şartlı bağışları ve ayrılan fonlarla ilgili yatırımları bilançoda ayrıca gösterilmelidir.

aj. Vakıflara ait iktisadi işletmeler ve/veya döner sermayelere ait mali tablolar, vakıf bilançolarının eklerinde verilmelidir.

B) Yabancı Kaynaklara İlişkin İlkeler

ba. Vakfın bir yıl ya da normal faaliyet dönemi içinde vadesi gelen borçları, bilançoda kısa vadeli yabancı kaynaklar grubu içinde gösterilir.

bb. Vakfın bir yıl ya da normal faaliyet dönemi içinde vadesi gelmemiş borçları, bilançoda uzun vadeli yabancı kaynaklar grubu içinde gösterilir. Dönem sonu bilanço gününde bu grupta yer alan hesaplardan vadeleri bir yılın altında kalan kısa vadeli yabancı kaynaklar grubundaki ilgili hesaplara aktarılır.

Vakfın bilinen ancak tutarları uygun olarak tahmin edilemeyen durumları da Bilançonun dipnotlarında açık olarak belirtilmelidir.

bc. Tutarları kesinlik saptanamayanların veya durumları tartışmalı olanları da içermek üzere, vakfın bilinen ve tutarları uygun olarak tahmin edilebilen bütün yabancı kaynakları kayıt ve tespit edilmeli, bilançoda gösterilmelidir.

bd. Gelecek dönemlere ait olarak önceden tahsil edilen hasılat ile cari dönemde tahakkuk eden ancak, gelecek dönemlerde ödenecek olan giderler kayıt ve tespit edilmeli ve bilançoda ayrıca gösterilmelidir.

be. Bilançonun kısa ve uzun vadeli yabancı kaynaklar gruplarında yer alan borçlar, alınan avanslar ve diğer ilgili hesaplardan vakfın sermaye ve yönetim bakımından ilişkili bulunduğu iktisadi işletmelere, iştiraklere, personele, kuruculara ve mütevellilere ait olan tutarlarının ayrı gösterilmesi temel ilkedir.

C) Özkaynaklara İlişkin İlkeler

ca. Özkaynaklar, kurucular ve/veya mütevelliler tarafından vakfa tahsis edilen mal varlığı, geçmiş gelir fazlası (veya gider fazlası) şarta bağlı bağışlar, özel fonlar, mal varlığı yedekleri, karşılıklar ve dönem gelir-gider farkından oluşur. Mal varlığı yedekleri yeniden değerleme artış fonu ile yedek niteliğindeki karşılıklardan oluşur.

cb. Özkaynakların bilançoda net olarak gösterilmesi için geçmiş yıllar gider fazlaları ile dönem net zararı (gider fazlası), özkaynaklar grubunda indirim kalemleri olarak yer alır.

cc. Vakfın kurucuları ve/veya mütevellileri tarafından özkaynakların devam ettirilmesi ve korunması gerekir. Vakıfta herhangi bir zararın ortaya çıkması herhangi bir nedenle özkaynaklarda meydana gelen azalmalar, hem dönemsel hem de kümülatif olarak izlenmeli ve kaydedilmelidir.

2. GELİR-GİDER TABLOSU İLKELERİ

Gelir-Gider tablosu ilkelerinin amacı, satışlar, gelirler, giderler, maliyetler, kar ve zararlara ait hesapların belli dönemlere ait faaliyet sonuçlarını doğru olarak göstermelerini sağlamaktır.

Bu amaç doğrultusunda benimsenen gelir-gider tablosu ilkeleri şunlardır:

A. Gerçekleşmemiş gelirler ve satışlar gerçekleşmiş gibi ya da gerçekleşenler gerçek tutarından fazla ya da az gösterilmemelidir. Belli bir dönem ya da dönemlerin gerçeğe uygun faaliyet sonuçlarını göstermek için, dönem ya da dönemlerin başında ve sonunda doğru hesap kesimi işlemleri yapılmalıdır.

B. Belli bir dönemin gelirleri ve satışları bunları elde etmek için yapılan maliyet ve giderler ile karşılaştırılmalıdır. Belli bir dönem ya da dönemlerin başında ve sonunda maliyet ve giderleri gerçeğe uygun olarak gösterebilmek için stoklarda, alacak ve borçlarda doğru hesap kesimi işlemleri yapılmalıdır.

C. Maddi ve maddi olmayan duran varlıklar ile özel tükenmeye tabi varlıklar için uygun amortisman ve tükenme payı ayrılmalıdır.

D. Maliyetler, maddi duran varlıklar, stoklar, onarım ve bakım ile diğer gider grupları arasında uygun bir şekilde dağıtılmalıdır. Bunlardan direkt olanları doğrudan doğruya, birden fazla faaliyeti ilgilendirenleri zaman ve kullanma faktörü dikkate alınarak, tahakkuk ettirilip dağıtılmalıdır.

E. Arızi ve olağanüstü niteliğe sahip gelir ve giderler meydana geldikleri dönemde tahakkuk ettirilmeli, fakat normal faaliyet sonuçlarından ayrı olarak gösterilmelidir.

F. Karşılıklar, işletmenin gelirini keyfi şekilde azaltmak ya da bir döneme ait gelir-gider farkını diğer döneme aktarmak amacıyla kullanılmamalıdır.

G. Dönem sonuçlarının tespiti ile ilgili olarak uygulana gelen değerleme esasları ve maliyet yöntemlerinde bir değişiklik yapıldığı takdirde, bu değişikliğin etkileri açıkça belirtilmelidir.

H. Bilanço tarihinde var olan ve sonu belirsiz bir ya da birkaç olayın gelecekte ortaya çıkıp çıkmamasına bağlı durumları ifade eden, şarta bağlı olaylardan kaynaklanan, makul bir şekilde gerçeğe yakın olan, tahmin edilebilen gider ve zararlar, tahakkuk ettirilerek gelir tablosuna yansıtılır.

III. TEK DÜZEN GENEL HESAP PLANI VE HESAP PLANI

AÇIKLAMALARI

Vakıflar muhasebe sistemlerini tek düzen genel hesap planı çerçevesinde kurmak ve işletmek zorundadır. Tekdüzen hesap planında yer alan hesaplar ve bunların açıklamaları bu bölümde verilmiştir.

A. TEK DÜZEN GENEL HESAP PLANI

Bilançoyu oluşturan hesaplar aşağıda görüldüğü üzere beş sınıfa ayrılmıştır.

1. DÖNEN VARLIKLAR
2. DURAN VARLIKLAR
3. KISA VADELİ YABANCI KAYNAKLAR
4. UZUN VADELİ YABANCI KAYNAKLAR
5. ÖZKAYNAKLAR